HUKUKTA Kuvvetler Ayrımı PARTAVALI/ Giriş

 

Kuvvetler ayrımı bir hüküm-adalet-siyaset skandalıdır! Bir kontrol planı…
Bu yazı serisinde ”ESAS ve hatıllar’ birbiriyle örgün. Lütfen dikkatle okuyun!

 

Kuvvetler Ayrımı,
İsyanist Krallığın ‘MİLLÎ SİYASAYI’ Törpülediği EYE…

‘Kuvvetler Ayrımı’ Nedir, Ne Menem Şeydir?
Demokrasi nedir, ne menem şeydir? Laiklik, ne martaval bir şeydir?
Yıllar önce çağa, öz-eleştiri için ‘muhakeme celbi’ gönderdik!
Bir duruş göremedik! Çağda bilim yok!
Şu sadece sana yazıldı.. sen bilim bil.. çağ, sen ol
 

Kuvvetler Ayrımını savunan teşkilat,
kendini ‘kuvvetler üstü’ bir makama getirmiş(!) demektir
İşbu KUVVETLERİ tek bir elden yöneten İSYANİZMİN Krallığına…
Böl-Parçala-yönet! Başka nedir?

• Laiklik diye bir gerçek yok! Demokrasi, Hukuk Devlet diye bir gerçek yok!
Kuvvetler Ayrımı diye bir gerçek yok. Hiçbir zaman olmadı da, olmaz da

Şu Kuvvetler Denetimi, İsyanist Krallığın MİLLÎ SİYASALARI törpülediği EYE!
Şu Kuvvetler Ayrımı, çağa hükmedenler eliyle muhalif erkleri ayara getiriş…
Gücün hedef birliğine vurulan gemlerle devletler siyasetinde sessiz cuntalar
İşşu kuvvetler ayrımı üzerinden denetim bir ADLİ denetim değil bir tehdittir
Çağda ‘alternatif siyaslara’ gem vuruculuktur
‘Hukuk Devlet olacaksın!’ Bir gözdağıdır, ‘seni görevden alırım!’ şamarıdır

 

Hukuk Devletin Manası NEDİR? 

‘Hukuk Devlet’ten kasıt, Kuvvetler Ayrılığı prensibidir. Oto-denetim kılıfında
kuvvetler didişmesiyle ‘hedeflerin budanması! Amaçlanışın zayıflatılmasıdır
Hukuk Devletten kasıt kuvvetler didişmesi üzerinden politikaları törpüleme!
İsyanist krallığın ‘tek-el’inde tutulu duran eyenin sapıyla!
Kuvvetler Ayrılığı, milli iradelerin (ola ki) ‘kendine geliş siyasasına’ takozdur
Hukuk Devletten kasıt ‘kuvvetler tiyatrosuyla’ siyasi, hukuki, içtimai kaostur
Kuvvetler Ayrımı Martavalı, meşru direnişleri ‘hukukla’ parçalamaktır
Hukukun Üstünlüğü denilen ‘ağızlarda ıslanmış bakla’, Hukukun İstibdatıdır
Egemenlerin hukuku, İsyanist Krallığın müstemleke cumhuriyetlere icbarıdır

Gördün mü? Adaleti, günümüzün şu SAFSATA HUKUK Maslahatı yürütüyor!
YARGI hukuki olsa bile Hukuk, ‘HAK’ olmadıkça
‘bağımsız yargı’ diyerek bir adalet tanımlaması yaptıklarını düşünenler,
önce bir hukuk tanımlaması yapıp hukukta hedefin adalet olduğunu bilmeli

Günümüz HUKUKU, demokrasinin fetvasıdır!
Partaval Demokrasi, bu zalim hukukta sadece bir kaval deliği olurken
hukukun bu demokrasi anlayışının kaçınılmaz icabıymış şeklinde algılanması
(yani saklanan müsebbibin, ‘sonuç şeklinde’ gösterilmesi)
ZULMÜN, zihinlerde alkış bulan illüzyonudur
Yani ‘işbu kuvvetler ayrımı üzerinden denetim’ bir ADLİ denetim değil
siyasi bir törpüleme.. çağın ‘alternatif siyasasına’ gem vuruculuktur

Kısaca: ‘Hukuk Devlet olacaksın!’ uyarısından kasıt, ‘seni yıkarım!’ tehditidir
Onyediseksendokuz Fransa Darbesi’nden sonra kurdurulan tüm devletler,
ısrarla bu mengene batağında tutulur. Kuklalarına bu ‘kabul şartı’ hatırlatılır

Oysaki ne olmalıdır? Hür ve hedefçi bir münazarada
devlet yapısının ‘kuvvetler denetimiyle hukuk devlet olup-olmadığı’ değil
aslen AMACI konuşulması ESAS olmalıdır! Doğrusu-yanlışı-hamlesi-niyeti vs.



Bir Tarikatın EVRENSEL BEYANNAMESİ!!!  

Bu beyannameyi ilk kutsayan, ‘Devleti Tarikatlar Yönetemez! diyenler oldu!
İşte cumhuriyet ve cumhuriyetçilik, böyle tuhaf bir şey…

Aydınlanmacılık Akımı’ dedirttikleri ideoloji, bir tarikatın eseridir
Aydınlanmacılılık ideolojisini bir tarikatın yürütmesini suçluyor muyum?
Tabiki hayır! Fakat ana mesele,
tarikatçılığa karşı olduklarını, yerli-yersiz her pozisyonda ortaya koyanların,
iş, ‘Siyonist dinin tarikatçılığı olunca’ hemen balıklama atlayışları ve
zulüm tezgahına bir aydınlanma zokasıyla düştüklerini sorgulayamayışlarıdır
Delillere yaslı bu örnekler, bunla da kalmayıp
‘Her devlet din devletidir, sadece şeriatlerimiz farklı!’ yasasını reddedenlerin,
‘bir tarikatın Evrensel Beyannamesi’ni ilk kutsayanlar olduğunu.. bunların:
‘devleti tarikatlar yönetemez!’ diyenler olduğunu da belirterek ekleyelim

Bu arada 2’nci komedi de şu olmaz mı?
Aydınlanma, İsyanizmin ‘eşitlik-kardeşlik-hürriyet’ uydurması gibi partavalsa
o halde Aydınlanmacı ideolojinin, insanlığa ‘ne hayali idealler’ tesis ettiğini,
bunun olağan dışı bir din yaratmak olduğu, insanlık doğasına aykırı gidişin
cazip gösterilmesi programı olduğu işte apaçık ortada değil mi?
(Baknz. Demokrasi ve Cumhuriyet, LAİKLİK, HUKUK, BİLİM, BİLGİ, ve de
Spiritüalizmi kuran İsyanizmin UFOculuk, Reenkarnasyonculuk vs. akımları!)

Bu (1789 hareketi dediğimiz) ‘onyediseksendokuz tarikatı’,
arzda tüm hanedanlık ve krallıkları, tarih sahnesinden ekarte edip
kendine alternatif krallık tanımayan günümüz İSYANİST KRALLIĞINın
(güya Fransa köylülerinden) kurduğu ilk Deaş ordusu ve operasyonuydu
Algılara çakılan şu ‘höşmerim evrensel beyanname’ ve
‘hürriyet-eşitlik-kardeşlik’ üzerinden estirilen heves rüzgarları,
büyük istilanın sloganıydı maalesef!
Bu yeryüzü kuşatması ve şu tılsım, 1789 tarikatı üzerinden gerçekleştirilmişti

Doğal düzeni yıkmaya programlı -milletler arası bu istilacı Müstekbir Krallık,
kendilerine rakip gördüğü devletlere hamleyi bu fake ölçülerle ilişkilendirir
Çirkin emelini saklar. Laiklik, ‘müstemleke kafaların’ işgalseverlik kelimesidir
Hukuk devlet, çağın tornasında ‘bösmüş kafaların yalpasında’ bir uğultudur
Sürüler, bu sakızı çiğner: “cak-cuk, hukuk devlet!”
Avam sakızı ÇIBAN armağanı!
Bu çıbanla çükülen apse beyin, kendisini kimin çüktüğünü bilmez
İltihaplara gebe…

O halde net anlatmanın yolu slogansa buyrun:
Kahrolsun hukuk devlet! Yaşasın ADALET ve adaletin Hukuku!

— “Peki, Güçler Dengesi ne olacak!” mı diyorsun?

İyi Gör! Kaos Üretim Maksatlı Parçaladıkları Bu Kuvvetlerin Komutanlığı,

Fransa tarihli ONYEDİSEKSENDOKUZ TARİKATI’nı o gün kurarak
(bu basamak üzerinden) kendi İSYANİST KRALLIĞINI (gizlide) ilan eden
Siyonist anlayışın ta kendisidir. Kendisi Birleşik bu Kuvvet,
para kontrolünü (400 yıldır) eline geçirdiği ‘kuvvetler borsası’ üzerinden,
‘Müstekbir Sermayeli Hukuklar Birliğinin’ kanun koyuculuğunda,
günümüzde adı demokrasi olan bir safsatayla insanlığın beynini istila ediyor!
Paranın, devletten gayri kişilerin elinde büyümeye geçmesi olan kapitalizim,
adaletin de mafyaların eline geçmesini nasıl engeller? Biri bunu açıklasın!

Seçtirttiğini, atadıklarıyla denetleyen, İSYAN maksatlı Sermaye Krallığında
(bi defa) kendinden başka ‘kuvvetLER’ diye bir hak veriş ve mevzuat yoktur
Kendinden başka güç tanımaz, nüans tanımaz “güçte ‘ler’ tanımaz” bir aklın
parçaladığı icra güçlerinin ‘gazını alıp yemlemek’ planlı şu oto-denetim kılıfı,
SÜRÜLERİ (ayrı-ayrı AYIRIP) yığınları ‘tek elden’ gütmek ANAYASASIDIR

Tarih böyle bir kandırmaca, böyle bir kafa bulandırmaca ne gördü
ne de başka görecek!

Söyle bakalım:
Kim ne okumuş da ‘Columbia’ olmuş da bu yazılara niye cevap verememiş?


Anayasası bağımsız olmayan devletin, yargısı* nasıl bağımsız olacak?

 

İktisadi bağımsızlığı olmayan milletlerin öncelikle hürriyet sorunu vardır
Kendi parasını bile basamaz! Çünkü hukuk!? Egemenlerin hukuku…
Günümüz hukuk işleyişini ESAS kabul etmek, ‘günümüz fake bilim ve
yuvalarını da’ doğru eğitimin verildiği çatılar olarak kabul etmek demektir
Böylesine kokuşmuş BİLİMİ kabullenmek demek, bilimin söz geçiremediği
“ONUN ŞIMARIK ÇOCUĞU ‘TEKNOLOJİSİNE’ KÖLE OLMAK” demektir
Böyle bir düşünce zinciri halkasının şartlanmışlığı, tıkanmışlığı içinde
zihinler teker-teker İsyanizme yem olur

90 yıldır ‘T.C. bir Hukuk devletidir’ sloganıyla cumhuriyet ruhsatlanırken
BİR CAN SİMİDİ şu ‘kuvvetler ayrılığı prensibini’
aşılamaz en son barajları olarak elde bayrak(!) dilleriyle söylüyorlardı

_______________________________________________________

(*) YARGI, hüküm biçmekten (taktir ve ölçme-değerlendirmeye kadar) kapsar
Zihni, egemen müstekbirlerin işgalinde olan esir akıl, neyi nasıl yargılaya?
 
 
 
 

Gör Ki Ne Demeye Varıyormuş Kuvvetler Ayrılığı Düzmecesi?

 

Kuvvetler Ayrılığı düzmecesini yutarsak aşağıdaki şu gerçeklerden koparız
Çünkü bizce hukukun adaletle en gerçekçi bağı şu 7 temel üzerinedir:

  1. Hukukun kuvvetleri ayrılmaz, ayrılırsa güç kaybeder
    Hukukun gücü olmayınca hakimiyeti ortadan kalkar
  2. Hukukun bileşenleri ayrılmaz, ayrılırsa tatbikatını kaybeder
    Hukuk, tatbik olmayınca adalet ortadan kalkar
  3. Bunlarsız bir hukuksa baskı üretir
  4. Üretilen baskı, adaletsizliği pekiştirir-kanıksatır ve
    köleliğin meşru kılındığı sistemin en büyük kölesi HUKUK olarak
    ‘kendisi’ olmuş olur
  5. Evet, yargıyı bağlayıp kuşatan ‘anayasadır’
    Anayasa ne kadar hürriyet ise yargı o kadar hukukidir
    Hukuk ne kadar tek gerçekten ESAS alır ise Hukuk HAKK’a çalışır
  6. Adalet, hukukla denetlenmez! Hukuk, adaletle denetlenir
    Yazılım, işletimle denetlenmez. İşletim, yazılımla denetlenir
    Çünkü adalet, döküman değil, icradır, vukuudur, karakterdir, YAZILIMDIR
    Hukuk ise hakların kullanım/işletim dökümanıdır
    Hukuk, hakların dağılımı, kullanımı ve korunması yazılımıdır
    Oysaki doğru soru ‘hukuk nedir’ değil… ‘HAKK’ nedir, HAK anlayışı nedir..?
    Sorun, işin bu kısmı zaten
    Hukuk zaten doğal olarak işler! Orman kanunlarında bile hukuk olur
    Hatta şu günümüzde bile.. her zaman her yerde!
    Mesele şu ki: HUKUKTA HAK NE?
  7. Hukukun bize söylediği ya da söylemekte zorunlu olduğu şey,
    HAKların kullanımı ve dağılımı…
    İfade olarak hukuk ‘bir HAK anlayışının yazılıp işletilen dökümanıdır
    ‘HAKLAR NASIL ELDE EDİLİR ve KORUNUR’ Hukuktaki ifade budur
    Sonuçta Hukuk, hakların dağılımı, kullanımı ve korunması yazılımıdır
    Her hukukilik, adalet teşkil etmez. Hukuk başka şey, adalet başka şey…
    Adalet değişmez, izafi değildir
    Göreli olmayan ‘KARAKTER şey’, göreli dökümanlarla denetlenemez
    Hukuka göre adalet değil, adalete(asl’a) göre ‘hukuk’ açıklanır/işletilir
Şu ‘KUVVETLER AYRIMI’ Bir Teknik İSYAN başlığında makale devam ediyor
 
/Okyanusta Şadırvan. 2012

_______________________________________________________

Hukuk ve Kuvvetler Ayrımı makaleleri, ‘kategorilere ayrılarak’ konulması zaman alacağı için ‘İlgili Yazılar’ bölümünü biraz bekleteceğiz. Hatta bu, buraya alamadığımız diğer seriler için de geçerli. Sevgiler selamlar
 
İlgili Yazılar
 
HUKUKTA Kuvvetler Ayrımı PARTAVALI/ Giriş
       Şu ‘KUVVETLER AYRIMI’ Bir Teknik İSYAN Bir TEK KUDRET Sevdim. Gerisi YALAN
       Vicdanın Kapısını Çal, Kapıyı KISAS Adında Bir Adalet Açar
       ANAYASA TOPLUMSAL SÖZLEŞMEDİR
       TÜRKİYE Bir HUKUK DEVLETİ Midir?
       İSYANİST DARBE ‘Kendi Hukukunu’ NASIL Meşrulaştırmaktadır?
       AKLA VURDUĞUMUZ YAMALAR!
       ASIRLIK GEVİŞİMİZ-GEVŞENİMİZ, ‘HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ!..’
       ‘Bağımsız Anayasa’ İstemelisin Öncelikle Amigo!
       Kuvvetler Ayrımı makalemizde -Son Yazı
       Aciz Olan EŞİTLİK İster. ADALET İsteyen ÜSTÜNLÜĞÜNÜ Kanıtlar
             2- EŞİTLİK Yoktur, DENGE VARDIR. En Büyük Adaletsizlik, Eşitlik İstemek
             3- MESELE ÜSTÜN OLMAK!
             4- Eşitlik, Kabiliyetlerini Kullanma Hakkın
       DRAKULA YAKALILAR VE HALİFE KOSTÜMLÜ DİYANET SARMALI
       EMPERYALİZMİN Gerçek Tanımı Aşağıda Açıklanır
 

Kelimelerde ayrıntı için Şadırvan Kavramlar Sözlüğü

İçindekiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir