DEMOKRASİ MAVALI – Erdemli Sözü Olan Varsa Söylesin!

Şu kısa yazı, bir özet olmamakla birlikte
somut sonuçlar üzerine açık izahlar içermesi bakımından
üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken bir final:


Sömürülen kişi, kendisinin iktisadi çüküldüğünü kabul ediyor


Demokrasi sözcüğünden sonra gelen iki nokta üst üsteden yola çıkarak
(bu kavramı olumlayan biçimde) yazı dizmek,
demokrasi demagogluğu yapmak demektir

‘Bekleyin, oturmuş gerçek bir demokraside bu sorunlar ortadan kalkacak’
dedirtip salıncakladılar sömürülen yığınları…
Bu yönde sömürüldüklerini idrak etmekten aciz bir sürü insan, ne gariptir ki
kendilerini çağdaş bildi, modern dünyanın bilgesi olduğunu sandı
Her biri ideolog olduklarını düşündüler
Evet, düzende bir sömürü vardı var olmasına da.. ama kendileri,
dillerine tutuşturulmuş boş kavramlarla sömürüldüklerini görememekteydi

Sömürülen kişi, kendisinin iktisadi çüküldüğünü kabul ediyor
fakat aynı kişi, ‘beyin-zihin-akıl’ olarak sömürülmüşlüğünü kabul etmiyor
Para beceriksizliğini kabul edip akıl yetersizliğini kabul etmemesinin sebebi,
aklî yetersizliğini görmek istemeyişi… Kıt maaşını ‘zulme’ bahane ediyor da
kıt aklının, emperyalistlerin ‘tek-elinden’ marş aldığını görmüyor!
Hayır! Kafandaki devrimi gerçekleştirememenin nedeni, zihin işgalindir,
tüm yığınlara uygulanan emperyalizim değil. İfademi kabul etmiyor musun?
Bu halde şunu kabul et: Zihin işgalin de bu toplu zulümden payını almıştır
Bu topyekûn saldırının (‘akıl kıtlığı’ olarak) sen de içindesin yani anlayacaan!
Aklı kullanma yetersizliğimiz, zincirlemesine tüm maliyemize kadar uzanıyor
Müjdemi isterim. Senin de zihnin işgaldeymiş bak gördün mü?!


Niçin Demokrasi Kelimesine, Tılsımlı Manalar Yüklüyoruz Ki?


Demokrasiyle güdülmemiz nedeniyle şartlanmaların bizde kökleşmesi
“hayalde bir demokrasiyi” arzulattı bize

Aslen hiç olmayan bir şeyi düzenleme gereği duyarız hep, neden?
Hürriyet kavramından, fikrin sistemlere tatbikinden yola çıkacağımız yerde,
niçin demokrasi kelimesine, tılsımlı manalar yükleme işgüzarlığı yaptık ki?
Kendimizi, kraldan da ‘kralcı’.. demokrasiden de ‘demokrat‘ yapabildik mi?
İyi niyetli olanlar dahi bu işgüzarlığı yaptılar
Arzu ve özlemle ‘hürriyeti’ dile getirmek istiyorlardı. Çünkü ihtiyaç

Buna gerek yok, dedik
Çirkin bir ambalajın içine, incilerinizi (hürriyet arzusuyla iyi niyetlerinizi)
bırakmayın/ yerleştirmeyin dedik
Tavuk bile kendi folluğunu kendisi yapmak çabasını seçer dedik
Var olmayan şeyi savunmak, içini beklenti ve hayallerle doldurmak yerine
kendi hürriyet bilincimizi açıp bunu savunmak daha insancadır dedik
‘Bendeniz kralcıyım, demokrat kafa taşıyacak kadar beyinsiz değilim‘ dedik

“Demokratım” diyerek bize medeniyet öncülüğü yapmaya kalkışanlar,
bize çağdaşlık nutku çekenler artık bu seri yazıların ayakları altındadırlar
Oysa bize düne kadar bilinç dersi vermeyi kendilerine iş tutmuş olanlardı
Şimdi gıkları çıkmıyor. Bilinçlerdeki kör noktalar böyle yıkılacak
Aydınlık başka türlü fark edilmez


Krallık kitleye hürlüktür. Kralın maaşını milletin tayin edip vermesi gülünçtür


Hiçbir devlet -sanki para milletten geliyormuş gibi bir maaşla yönetilemez
Devlet başkanlarına bu maaşı kim veriyorsa devlet onundur demek olur
Bu saçma durum sanki başkasının devletini ‘bir aylıkçı olarak’ idare etmek
demek olur. Sanki başkasının toprağını ‘maaş karşılığında’ yönetmek..!
Bilinç, durumun böyle bir saçmalık olduğunu kavrar ama zihin inat eder

Komünistlerin, ‘benim’ diyemediğinden ‘bizim’i gerçekleştiremediklerini bil!
Bir toprağı ya da milleti savunmak için onun sahibi olmak şarttır
Tüm vatandaşlar senin akrabandır, kardeşindir
Bu toprakların tümü akrabalarının toprağıdır. Memleketin tüm parası senin!
Memleketine getireceğin hürriyet, güven ve huzur,
kendi ailene sunduklarının aynısıdır. Çünkü benimsemeden bizimseyemeyiz

Milyon km. çaplı (dahi olsa) toprağının en ucundaki bir karışlık yere uzanmış
bir hainlik, senin evinin 50 metre uzağındaki bahçe toprağın gibidir

Kendi maaşını kendi tayin edip bu akrabalığı yöneten, kraldır
Bu sorumluluğun ‘hissî görkemini’ hiçbir demokrat kafa algılayamaz
Demokrasilerde yönetim aşıklıları, sadece kendi kişisel ve dar çerçevede
(kendi) çizdiği metrekareye ‘çıkar temin etmek’ derdiyle koltuk ister
Gerçek kral adayı, bu sorumluluğu almakta kişisel heves taşımaz


‘VERİLEN bir maaşla’ devlet yönetmek ölçüsü ve anlayışı,
sadece İsyanizmin atadığı demokrasi memurlarını ve onun sürülerini bağlar


Kral ülke topraklarında yapılan her ticaretten karını alır
Çünkü devletin sahibi kral, sistemin verdiği maaşla devleti idare etmez
Kendisine takdim edilmiş bir maaşla devlet idare edenlerin yönettiği devlet, ‘işbu yöneticinin kendi devleti değildir’ gerçeğini taşır!
Toplum tarafından bordrolanan politikacıdan LİDER olmadığı gibi
‘Politikacıdan İnsan-ı Kamil olmaz… / A. Duru
Böyle biri, ÜLKEYİ nasıl sahiplenebilir? Yanlış sahiplenir! İşte ortada!
Babasından Kalma Mal gibi görür, MÜLK gibi göremez, Kürsi olarak bakmaz

Oysaki
Ülkenin tüm kasası gerçek kralındır! Buradan sadece minik bir maaş alır,
gerisini dilediği gibi tasarruf eder. (Dikkat edin, maaşını kendi tayin eder,
kendi alır, millet ona vermez! Bu, yöneticiliğe aykırıdır)
Her demokratik erkin politik lideri, kendini gerçek kralın yerinde görerek
kralların imkanından yararlanır da ‘bir kral sorumluluğunu’ üstlenmez ama!
Sebep mi? Düzenin ‘sandık erkinden’ çıkan adamda asalet olmaz da ondan!
Buradaki nüans, fikrin bütünlüğü içinde kavranabilir…
İnsan doğası, onun yaratılış amacı ve öz yapısının dışa yansıması olan
‘mutlak yasalara bağı ve mesuliyeti’ kavranmadan bu konu irdelenemez
İsyanist Krallık, 1789 darbesiyle asil kralları tahttan indirip kendi çıkmıştır
Koca koca sülaleleri sevk ve idare eden gene tek şahıstır ya!

İşte Devlet, Bu Yüzden Şahsa Münhasırdır!
Fransız Köylülerine Mi Münhasır Yoksa?!! demiştik. Bu unutulmamalı!


Demokrasi Aşığıymış? Peh!.. “Aşk, ahlakadır. Müktesebata değil”


Kral iyiyse iyi toplum olur
zalimse amansız bir kötü medeniyet dünyası meydana gelir
Kralını kalben sahiplendiğin an, ülkeni sahiplenmişsin demektir
Hiçbir ideolojiyi ve onun çakma maslahat ve argümanını sahiplenemezsin
Boşuna deneme! Ahlak yegane krallıktır. Aşk, ahlakadır. Müktesebata değil!
Hiç kimse hiçbir sisteme aşık olamaz. Böyle zannedişi, yamalanmasındandır

İktidar tahtına oturan güç, demokrasinin safsata olduğunu derhal çözer
Sonra da yöneticiler, sisteme uygun yahut karşıt aday olarak krallık yürütür
Krallık duygusu, gerçeğinin güdüğü dahi olsa işlerin böyle yürüdüğü örtülür!

Başlangıçtan bu yana bitkiler, hayvanlar, eşyalar da dahil olmak üzere
tüm dünya her iki şekilde de KRALLIKLA yönetildi
Dünya hayatı başladığından bu yana krallar vardı. Bu hep böyle oldu
Zaten kral(lar)dan başkası, toplumları ve çağı yönetemezdi, yönetmedi de!
Bunun dışında hiçbir sistem yeryüzünde ne olmuştur, ne de olacak!

İki yol var, ya üç maymun.. ya dört halife!..
Yani ya Gizli Krallık ya Aşikar Krallık… Seç-beğen. Demokrasi YOK!
Demokrasi adına ‘aşklar-taklalar’, aptalları bağlar. Bunlar AVAMdır


FİNAL

Soyut alem hareketini devrana uygun izah eden Şadırvan yazılarına
‘çıt çıkarmadan büyük ilgi duyan’ demokrasi alimleri,
gelgelelim kafa yapılarındaki ideolojik allahları nakavt olduğunda
Şadırvan kadar kötüsü olmuyor, NİÇİN?

Hususların hususunu tonca yelpazede gözler önüne serecez de
ama nasıl bir mantıksa ‘dünya siyaset ve zulmünü’ tespit edemeyecez..!
Öyle mi?.. Bakın ne diyecem:

Hicret günlerinde (dönüp müşriklere) ne demişti Habeş Kralı dost Necaşi:
‘Tek bir özden bunca cümle eser çıkarken
sizin yüzlerce tanrılarınızdan bir cümle çıkmıyor?’
Biz bu sahaya yenmek için çıktık! Erdemli sözü olan varsa söylesin!

Gör bakalım! Kim çağdaş? Kim hakikatli söz söylüyor?
Hangi gerçek söz yüzlerce yıl geçerli olacak, göreceğiz

Ağzını sadece yemek yemede kullanan, konuşurken lazımlık taşısın!
Bıngıldağını da beyin diye gezdirirken sifonsuz dolaşmasın hatta

 
/Okyanusta Şadırvan. 2010

_______________________________________________________

İlgili Yazılar

Demokrasi ve Cumhuriyet Martavalı (Giriş)
    
Siyon Liderlerinin Protokolleri’ Kitabında KENDİLERİ ŞUNU DİYOR
    
Tüm Zamanlarda Krallar, Kralların da Mutlaka Danışma Meclisleri Vardı
    
Egemenliğin Halkta Olduğunu Kim İddia Edebilir? Devlet Şahsa Münhasırdır
    
ŞİMDİ SÖYLE BAKALIM, KİM ÇAĞDAŞ? Kim Bilinçli?
    
Cahilin Kafasında ‘Baş’ Yok, Başkanlık Hakkında Konuşur!
    
DEMOKRASİ BİR MAVAL
     
Diktatörlük Başka Şey.. Krallık Başka Şey…
     
DEMOKRASİ, Hayatın Doğasında Yoktur. GÖSTERİLEMEZ!
     
DEMOKRASİ MAVALI – İnisiyatifler
    
DEMOKRASİ MAVALI – Erdemli Sözü Olan Varsa Söylesin!
 
AYAKKABI KUTULARI İçinde Ne Vardı? Öğrenmek İster Misin?

LAİKLİK: İsyanist BİLİM’in Kendiyle Yüzleşmeyen Martavalı
    
LAİKLİK (2) Hangi TIP, Hangi BİLİM?
    
LAİKLİK (3) Dinle Bilim Ayrı Şeyler Midir?
    
LAİKLİK (4) Biliminizin BİLİM Olduğunu İspatlayın!
 

AKIL Nedir?
        
MANTIK Nasıl Çalışır Ve Zihin Kendisini Niçin Göstermez?
       
ZİHİN İŞGALİNE ‘DUR!’ De
              
ZİHİN İşgalinden KURTULMAK
              
ZİHNİYET mi? ŞAHSİYET mi? İşte ‘açık ara’ Ayrıntılar
       
BİLİNÇALTI Nedir?
       
Düşünce ile DÜŞÜNMEK Arasındaki Fark (1)
             
Düşünce ile DÜŞÜNMEK Arasındaki Fark (2)
             
Düşünce Başka Şey, DÜŞÜNMEK Başka Şey… (3)
              1-
Düşüncenin Pankartları
              2-
Düşünceler Zihin Alanımıza Düşerler. ‘Düşünmemiz’ Bunları Karşılar
              3-
Düşünce bir yerlere zaten disiplinsizce gidiyor. Görevi istekler taşımak!
       
FİKİR Nedir? Fikirle İdeoloji Arasındaki Fark! 
              
FİKİR Nedir? (2)
       
RUH Nedir? Niçin Ruhundan Haberin YOK?
       
KAFAM KARIŞIYOR!
       
KÖTÜLÜĞÜ “PAYLAŞMA!”
      
Aradığın Şey Kesinlikle Gösterilmiştir
       
ANLAMAMAK Diye Bir Şey Niçin Yok? Şunun İçin Yok:
              
Demek ŞAİR, Demek FELSEFİK! Peki, Kim Bu?
             
Anlayıp da işine gelmez ‘Ayar Verici Tiplere’ toplu cevaplar

 

BİLGİ Nedir?
      
Bilgi, KABUL’ün Sonucu… Kabul Ettiysek Uygularız
      
Aradığın Şey Kesinlikle Gösterilmiştir
       
DUR Bi Dakka! Neye BİLGİ Diyorsun?
       
BİLGİ ve EĞİTİM ÜZERİNE Kısa Kısa
      
Kavramları KENDİSİNE ait olmayan kimse, DÜŞÜNCEYE mağlup olur
       
KAVRAMLANDIRMA Nedir Peki? (Anlamakta HIZ, Kavramlandırmadır)
       
Yemeği BİLGİYLE mi Yiyorsun? SALGIYLA mı? Salgının icrası bir eğitimle mi?
      
HARF ve MANA
       
İnsan ve Hayvan
      
PAPİRÜS Nedir? VAHİ Nedir?
       
Tazı ZEKA! Tazı MANTIK! (BilgiCİ Kişinin İç Yüzü Nedir?)

 
BİLİM Denen Neymiş? (Bilimde Rolü Kime Veririz?)
   
TEKNOLOJİYE Secde Etmiyor Muyuz?
   
Hangi TIP, Hangi BİLİM?
   
BİLİM Kendini Aklıyor!?
   
Yapay ZEKA Diye Bir Şey YOKTUR
   
Gelişmiş Toplumu Neyiyle Ölçersiniz?
BİLİM Denen Neymiş? Bakalım (2)

SPARTAKÜS Ben Olurum! “La İlahe İllallah”
     
Bir Arif Niçin Külyutmaz?
      
Hakimiyet Kayıtsız Şartsız İnsandadır
      
KADER Nedir? Doğru Anlaşılmalı
     
Her Kişiye Özel Din /Adalette Sanat Budur
     
EN EL HAKK Nedir?
     
‘HİÇLİK’ Olur mu? Ne Hiçliği?
     
MEZHEP Nedir? Mezhep ve Anlayış İlişkisi
     
METOT NEDİR? Niçin Her Devir İçin Değişir? (ÖZET YAZI)
     
Farz Olan HACI OLMAKTIR
      NECE? Bir İnsanı Tanımak İsterseniz Gündelik Dilden Konuşmasını Ölçü Alın

ŞİRK Nedir? İyi Anlayalım!
       İNSİCAM (2) Senin Sana İrşatın, Sana Hidayet Olur! (Özet Yazı)
       ASIL HURAFE Nedir? 

 

HUKUKTA Kuvvetler Ayrımı PARTAVALI
      
Vicdanın Kapısını Çal, Kapıyı KISAS Adında Bir Adalet Açar

Siyasal İslam Nedir? (Siyasal islam zımbırtısı Nedir?)
      
Millî Piyango! Fikir ve İnanç Bu Siyasetin Neresinde?
       
Antropomorfizm-İstanbul Kanalı-Fetöcülük-DinAyet
       
MEZHEP Nedir? Mezhep ve Anlayış İlişkisi
      
‘Sistem Değişmedikçe İnsanlar Düzelmez Diyenlerin Acaba Dini Ne?

Kelimelerde ayrıntı için Şadırvan Kavramlar Sözlüğü

İçindekiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir