KAFAM KARIŞIYOR!

Kafası Karışıyormuş!

Yazılarımızla yeni karşılaşıyor. Tabiki kafasına göre bulmadı. Ardından kulp!
‘Kafamı karıştırıyorsun sen’ Bir de arkasına milleti de alarak:
‘Milletin kafasını karıştırıyorsun!’ Bir de iki etkili akor: ‘bu necip milletin…
kafasını…’ Bir de şiar: ‘siz var ya siz başaramayacaksınız! Çünkü millet necip’
Çoktan başarmışız güzelim! Çünkü millet necip, sen değil! Bendeniz necip!


“Kafam karışıyor!” Tabi ki karışsın, iyidir

 

Kişinin “kafam karışıyor” dediği şey, aheste aheste ortaya çıkan gerçeklerin,
eski kafanın kabullerinde oturacak bir yer arayışı ve de bulamayışı…
Önceki ezberik kabullerle yeni idrak başlangıcının kürsi savaşı!


İnananın kafası karışır mıymış? Ama inanışı laftaysa? Karışacak tabi ki de!

 

Çünkü sözde inandığını teyit edici ifadelere ‘Hayır’ diyor, reddediyor! Niye?
Reddetmese bu kez de şüphe duyacak: ‘Acaba söze mi, neye evet dedim!?’
‘Ret mi etseydim acaba’ diyor. Emin değil çünkü imanından ama çaktırmaz!
Bi şey diyecek, karşı gelecek de acaba ne dese.. hem de çakılmasa vaziyet!
İşte kafa bunun için karışır, ya ney ya?!
Çünkü metot üzere sarıyoruz zihnini. Zihni allak bullak! Hani iman vardı?
Bu iman nerede? İman işe başka nerede yarar?
Karışan kafada iman olur muymuş? İman senin yerine Allah‘ın değerlendirişi!
Ya imanın ne olduğunu bilmiyoruz ya da düştüğümüz vaziyetin içler acısını
Varsay ki ‘ete kemiğe büründüm, Şeytan diye göründüm!’ E sen yenildin işte
Yani, ‘kafamı karıştırıyorsun, ben iman sahibiyim, dur yapma’ mı diyeceksin?
Ete kemiğe bürünemez mi, yasak mı var? Et de kemik de kendi mülkü!
Sana imanının yetersizliği hatta yokluğu gösterilmesin mi? Gösteren kim?
Kaldı ki şeytanlık yapan sensen bir de! Doğru söze hopluyorsan.. ama niye?
Doğru söz, sana alıştığın ezberlerden, talim ededurduğun yerden gelmedi!
Oysa inanç ehli ‘ben buradan antrenmansızım’ demiş midir ki hiçbir tarihte?

Ne dininden, ne imanından haberi yoktu da işte yakalandı!
Bu imkanı değerlendirse de haddini bilse olmaz mı, bir de iftira, hak yiyiş!
Şu halin neresi iman? Bırakın, ‘neresi İslam?’ Şayet hala ahkam kesiyorsa
Şu kafası kopasıca kimdir, yeryüzünde zulüm sahibi kimdir?
Şu halde yıkıcıya destek veren kimdir? Bunların hangi duası kabul edilir?
El cevap: Bunların şu yapıp ettiklerindeki inatları, ‘en numara duadır’
Tüm dualar baştan kabul edilmiş olmasın sakın?!! Bunun için böyleyiz ya!


Herkesin duası ‘gerçek niyetiyle davranış imzası’dır, dilde sureleri değil!

 

Hevesler duaya açılan ellerde asıl yazılımdır. Başvurular hevesle imzalanır!
Başımıza gelenler, gidenler ‘bu gerçek başvuruyla’ gerçekleşir! Böylece:
‘Dualar, zihninin tomografisine göre okunur imzalanır’ Lafın gelişine değil
Dua et emrinden kasıt, ‘isteğini iste’ değil, ‘nereden isteneceğini öğren’dir
Kendinden istemeyi başaracaksın cancaazım! Ötelerde bir allahtan değil!
İnananın kafası karışır mıymış? Ama inanışı laftaysa zaten karışacak tabi ki!

Sana çalışmadığın yerden söyleriz! Bu asırların metodudur, biz uydurmadık
İslamın her noktasına yüzyıl çalışmış olsan -ne bizi anlayabilirsin, ne kendini
Ne de her seferinde çuvallamak kaderinden kurtarabilir korsan rabbın!
‘Sadece iman edenler kurtulacaklardır’ denirken.. NEREDEN..? Kurtaracak?
Neyden kurtulacaklardır sence? DÜŞÜN!
Düşülen bu kepazelikten, kafa karışıklığından kurtulmayarak cennete gidip
orada mı kurtulacaklar? Ne diyorsun sözlerime?


Sana, adına islam dediğin ama lafta inandığın şeyi anlatıyorum!

 

Senin hiç bilmediğin şeyden, ‘neredeyse kimsenizin’ bilmediği bir şeyden*
Ne o bu kadar kolay mıydı bu İnsanlık Bilgisinin, Hayat Bilgisinin anlamı?
Rabbın kim, dinin ne, allah var mı yok mu, nebiin kim, mezhebin ne gibi
vs. soru kutucuklarını ‘doldurmak dini’ mi sanıyordun bu yolu? Sınav NE?
Rabbını bulmak!
Ama sana göre savum-salat ve de şehadetin kelimesine dudak!
Sınav, Rabbını bulduktan sonra başlar! Rabbını bulmayan gübre!

 

Hala KAFAN KARIŞIYOR mu?

 

Karışsın, karışsın. Bu zamana kadar karışmıyordu da şimdi mi karıştı?
Karışan kafa iyidir. Çalışmaya başlayan kafa “karıştığından” belli olur
Çalışma imkanı doğmuştur, kullanasın diye! Akıl artık devreye girsin diye!
Şartlı algı, (zanların verilerine göre kurulu bir üçkaatın iskambili olduğu) için
kartları karıştırıp bir daha dağıt!
Ki kurulu kafayla kağıt oynanmaz, gerçek değerlendirme yapılamaz

Kafanızı karıştıran YAMA’lardır. Şartlanmalar doğruyla her karşılaştığında
kafayı karıştırır ki ‘anlamak yolu’ kapansın diye! Gayet anlaşılır anlatıyoruz,
kafası karışan dikkat eksiğindendir. Sebebi hedefsizliktir, bundan bize ne?

“Kafam karışıyor!” Tabi ki karışsın, iyidir
Kişinin ‘kafam karışıyor’ dediği şey, aheste aheste ortaya çıkan gerçeklerin,
eski kafanın kabullerinde oturacak bir yer arayışı ve de bulamayışı…
Önceki ezberik kabullerle yeni idrak başlangıcının kürsi savaşı!


Tabiki karışsın, iyidir:

 

Çünkü karışık gibi görünen şeyleri yerli yerine oturtmak kolay olmuyor!
Engin değerler, engin ölçümlerle yerli yerine oturur. Eski habelere olmaz!
Sevmediklerine cehennem, sevdiklerine cennet kuruyorsun! Yeni baştan…
Emir-görev buydu! Yaptığın da bu zaten. Her şeyi yerli yerine oturtmak!

Kişide ölçü değerler gelişmemişse (magazinselse) o kişinin kafası karışır
Hayat Bilgisi değerleri, fetö mü-değil mi ölçümleriyle idrakten kaçmış olur
Hayat Bilgisi değerleri, mezhep dedektörleri ölçeğiyle kavranamaz
‘Ölçülerine göre değer tartmaktan vaz geç’ diyen yazımızı nasıl tartıyorsun?
‘Ölçüm Kurandır’ laftır laf! Benim de ölçüm dingiltepe! Anca Ötaaçeyi görür!
Aşağı yazının ‘Dingiltepeden’ görünemeyeceğini bilmeyen ‘bu ben köylüye’,
‘Everest Dağı’ kitabı, ölçü olsa ne, olmasa ne?! Misal… Böyleyse yani…

Alemleri kimin eserlediğini mi öğrenmek istiyordun? Ölçeğine sığar mı?
Bunu öğrenmek, çevreni düzenlemeyi öğrenmekle başlar
Dünyayı değiştirmeye azmedişinle başlar. Sana hakiki düzeni gösterecek!
ESER SAHİBİ başka türlü öğrenilmedi

Her kim Allah’ı görmek istiyorsa karşısındakiyle BİRLEM olsun!
Kendini birinde görsün, ona da kendini göstersin. Başka da Allah yok!
Bu ifadelerimizi kendi algısında oturtacak bir yeri ve deneyimi yoksa
kafası tabi ki karışacak! Hatta daha karışacak, itiraz ettikçe daha karışacak
Oturtmak için bir bütünden bakıp ele alsın ki anlamak emek ister


Diyor ki açıkça söyle kafamız karışıyor. Çok açık söylersek de kafan patlar!

 

Dolaylı anlatan bizzat Allah! ‘Dolaylı anlatıyorsun!’ diye O’na kızmıyor ama!
Olura ciddiye alırsın! Kafan bösmesin diye her şey sanatla oturur yerli yerine

Kuran, dolaylı anlattı. En lazım ve temel bilgiler müteşabihlerdedir
Her yazı ve sözün arka cenahı var (boyut diyorlar,) buna dikkat etsek…
Yazılı Kuran, en muhkemi bile müteşabih anlattı. Örnek mi?
Mesela Şeytan üzerinden seni anlattı! Sen de kendi üzerinden Şeytan’ı oku!
Buna tanık olduğunda bilginin en temelini bildin, artık OKUdun demektir
Buraya kadar Müslüman değildin! Buradan başla. Seyru süluk budur

 

• Biri demişti ki “anlatamıyorum. Bu zihniyete nasıl anlatacaz?”

 

Olayları aşkının adı ile okumadıkça,
adına okumaya değer aşkın olmadıkça ANLATAMAZSIN dostum!
Çünkü zihniyetle savaşmak, şahsiyeti gerçekleştirmekle ancak mümkün
Çok çalışmak lazım: En büyük emek, gayrettir. Dikkat ve ciddiyette gayret…
Bak anlatıyorum! Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!
Neredesin? ‘Anlayış bekledikçe’ anlatamazsın


/Okyanusta Şadırvan. 2017

_______________________________________________________

İlgili Yazılar
PAPİRÜS Nedir? VAHİ Nedir?
       PAPİRÜS 2 – Ahir Zaman
        Bu Çağ Çoktan Kapandı. Hiçbir Karanlık Çağ Bu Kadar Uzun Koşmadı

       PAPİRÜSTEN kastımızı anlamayanın İNANCI BATILDIR
 
KAFAM KARIŞIYOR!
METOT NEDİR? Niçin Her Devir İçin Değişir? (ÖZET YAZI)
Siyasal İslam Nedir? (Siyasal islam zımbırtısı Nedir?)
      
Millî Piyango! Fikir ve İnanç Bu Siyasetin Neresinde?
       
Antropomorfizm-İstanbul Kanalı-Fetöcülük-DinAyet
       
MEZHEP Nedir? Mezhep ve Anlayış İlişkisi
      Mevcut İnancının MÜNKİRİ Olmadan Hakk’ın Dinine Giremezsin!
VOLEYBOL ve Kaf Dağı!
Zorlukların Zirvesinde BAYRAĞI

Kelimelerde ayrıntı için Şadırvan Kavramlar Sözlüğü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir