Kem-Küm Nasıl Yapılır?

Neyi Savunuyor Kem-Kümle?

Demek tarikatı çok seviyorsun,
kesinlikle şu hallerini müdafaa ediyorsun?

— Çok severim, müdafaa ederim. Hallerinde ne varmış?

Tarikat eğitiminin sonunda ne var? Sana ne edindirir?

— Kem-küm

Söyleyelim: Eğitimin sonunda ‘İnsan’a iman etmek’ var Yani gerçek iman

— Kem-küm. Yok ya, daha neler! Kem-küm

Peki ‘papirüs’ üzerine brifing mi çekiyorlar sanıyorsun orada?
Şayet öyleyse al eline papirüsü.. geç Google’un başına,
aç oradan fıkıh-kelam bir video, aç bir ilmihal sayfası yeni bir pencereden
sonra seyret Güzel İstanbul’u sabah-akşam Yeditepe’den
Tepe-tepe sok bilgiyi-malumatı, HAVADİZM ekolünü bıngıldağa-bıngıldağa
Ve Gemlik’e doğru denizi NAH göreceksin ‘sakın şaşırma’

— “Ben allahı arıyorum!” kem-küm

Hayır! Sen Gemlik’te bile denizi bulamazsın da göremezsin de
İşte o tabela bunun için! (Hala duruyorsa tabi)

— KEM-KÜM. Sen fikir-felsefe oyunu yapıyon ama!

Bak şimdi, ustam sana seslense:
“Biz Şadırvan’a şiir-felsefe öğretmedik, zaten gerekmezdi” dese
“Yıllarca felsefe dünyasında taban tepmişti” dese ne dersin?

— Kem-küm de kem küm! Nerede bulacak da diyecek? Kızıyorum bak!

Kız tabi ki sorun yok
Fakat ‘kitap’ta Allah tüm ustaları ayet-ayet müdafaa etmiyor mu?
Hepimizin genel sözlerine örneklik etmiyor mu.. uyarısıyla?
“Muhammed’e de şair demiştiniz*” demedi mi?.. Dedi mi-demedi mi?

— Kem-küm! Tepem atıyor kem-küm!

 

 

Her doğru söyleyene, cevap veremediğinize şair dediniz. Kem-küm ettiniz

 

— Vahi sadece peygamberlere gelir. Evliyalara İlham gelir. Kem-küm

Hadi oradan! Her şeye kendi bilgisi verilir. Vahiden her canlı nasibini alır
Kimi kaynağın özünden içer, bu ‘vahidir’ Kimi barajdan içer, bu ‘ilhamdır’
Kimi terkostan, kimi termostan içer, bu ‘esenliktir
Oysaki Vahiden beslenir bütün mevcudat. O her taşına-toprağına vahyeder

— Kem-küm

Hakk sadece malum şekil, malum kimlik, malum ölçü kullarına mı vahyeder?
Corc’a, İvan’a, Cek’e, Mek’e kendi bilinç seviyelerinden seslenmez mi?
O zihinler daha mütekamil karışıktır. İş tutar kalitemsi bir karışıklık belki…
Çomak sokulmuş salça misali sen gibi ‘karman-çorman’ değildir belki…
Belki bu tür zihinler ‘kendi dil-kültür ve alışkanlıklarına’ seslenen bir koddan
çözüme, huzura ulaşacaktır; sen nereden biliyorsun Hakk’ın dilini?
Senin kafana yatan cümleyi söyleyen, sence dost oluyor..
Fakat zihinlere her alfabeden seslenen ifade, ‘felsefik‘ oluyor öyle mi?
E seni Şeytan çabuk kandırmıştır o zaman! Tohumuna para bile vermemiştir,
kulağına eğilip iki tıngırdamak için o harcadığı enerjinin…

— Hem kem, hem küm! İkisi de!.. Çok fena kızdım!

Şöyle bi muhatap bulsan da kızsan gerçekten diyorum
Ben sadece senin sana dublörlüğünü yaptım

 

/Okyanusta Şadırvan. 2016

_______________________________________________________

İlgili Yazılar

 

 

KANIT… Ne Kanıtı? Işığı Yansıtmayacağa Işık Tutulmaz!
KANIT… Ne Kanıtı? (2)
ÇAĞDA METOT Nedir? Niçin Her Devir İçin Değişir? (ÖZET YAZI)
PAPİRÜS Nedir? VAHİ Nedir?
İNSİCAM (2) Senin Sana İrşatın, Sana Hidayet Olur! (Özet Yazı)
ASIL HURAFE Nedir?
 
 
NECE? Bir İnsanı Tanımak İsterseniz Gündelik Dilden Konuşmasını Ölçü Alın
       
NECE? (2) Kuran Diliyle Anlatmak Kadar Saçma Bir Teşebbüs
       
NECE? (3) FELSEFECİ gibi’ Diyor!? Sanki Büyücü!
       
Niçin Bir Şablona Sararız Ki Yalın Bir İfadeyi?
       
ANLAYIŞI KIT Olan, Sözü Alfabede Arar
       
ANLAYIŞI YASAKLI Kimseler ‘Sembollere Takılı’ Yaşar

Kelimelerde ayrıntı için Şadırvan Kavramlar Sözlüğü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir