ŞADIRVAN, ERDOĞAN KONULARINI Niçin Yazdı?

 

Aşağıdaki 2 NOT, 21 Aralık 2013 tarihli ‘AYAKKABI KUTULARI İçinde Ne Vardı? Öğrenmek İster Misin?’ makalesinin altına EK OLARAK Haziran 2018’de Eklenmiştir

 

1. NOT:

Uyarılar EN TEMELİYLE Olmuştu

 

O günlerde ve her zaman süreceği pek tabi mutlak şu içte birliksizliğin
(ve buna inşaa) dıştan saldırıların tüm gidişatını bozacak düzeydeki
bu tür Şadırvan yazıları, her türlü demokratik iktidarlara
’emperyalizme karşı’ gerçek iktidarlığın yolunu göstermiş olsa da
günümüz hükümeti,
isyanizmin en kolay mağlup ettiği siyasal islam belasını seçerek
gerçeğe arkasını dönmüştür. Buna, siyonizmle beraber hareket ediyor denir
Siyasal islam, her geçen gün küresel müstekbirlerin ekmeğine yağ çalmakta!

Devleti Fetö konusunda uyaranlar, peki bugün hangi hususlarda uyarmakta?
Tabi, kafalar yalnızca siyasete basarsa Fetö Uyarıcılığı borsa yapar
Peki, önümüzde sıra dağlar halinde bizi bekleyip adı Fetö olmayan sızmalar?!
Bunların her biri FETÖ değil midir?
Şadırvan, en temeliyle uyarmıştır. 6 bin syf. her yazı ana tehlikeyi işaret eder
‘İnsanım’ diyene!

 

Şeytan’ın 15 Temmuz’a kadar BAŞKA İSMİ yoktur mu sanıyorsun?

Ve bundan sonra da hep aynı ismi kullanacağını mı sanmaktasın?
Fetö’den başka karga tanımayan, kargadan başka kuş tanımayandan hallice

Spiritüalizm, Yaşam Koçlukları Bir Fetö Değil Midir?
Kapitalizim, bir Fetö değil midir?
Bunlara -cevapsız kalarak imkan veren çapsız DinAyet bir Fetö değil midir?
İlk mektepten doktorasına tüm eğitim kuruluşların bir Fetö değil midir?
Senin tahtı alınca adları Fetö oluyor, halkın imanını çalanların adı ne oluyor?
Milletin gönül tahtını haczetmiş müstekbir kapitalizmin adı niye Fetö değil?

Şirketlerin devletleri yönetmesine kapitalizim diyoruz
Çağımızda devletleri şirketler, şirketleri de sermayeler yönetir maalesef
Paranın demokrasileri yönetmesine kadar varır bu hiyerarşik ceberrüt
Sonunda paranın yönettiği demokrasiler, HUKUK yönetir!
Hak, parasız bırakıldığından ADALET bir zırvadan ibarettir maalesef
Paranın, devletten gayri kişilerin elinde büyümeye geçmesi olan kapitalizim,
adaletin de mafyaların eline geçmesini nasıl engeller? Biri bunu açıklasın!

Demokrasi sadece para tarafından yönetilir
Para, ‘cumhuriyetli devletler’ kurdu
Kapitalizmin, komünizmin aynı kurucu eli,
1789’da cumhuriyetleri başlatıp kuran siyonizimdir
Demokrasi balonu,
Cumhuriyetleri ‘Siyonizmin kurduğu hakikatini’ örtme maksatlı bir kelimedir
PARA’nın yönettiği şey, her ne şey olursa olsun bir insanlık olabilir mi
İNSANCA olabilir mi?
PARA’nın yönettiği her şey, tam manasıyla MASALDAN İBARETTİR
PARA’nın cumhuriyetler ve demokrasiler dayatmasıyla yönettiği HUKUK,
egemenlerin hukukudur. Demokrasi diye bir şey YOKTUR!
Ne zamandan beri egemenlerin hukuku, vatandaşın evrensel hukukudur?
Böylesi hukuk, böylesi demokrasi, nasıl olabilir de PARA’yı yönetebilir?
Siyaset parayı yönetemez. PARA, siyaseti, siyasi kuruluşları, partileri yönetir
Nihayetinde siyasi partilerin hiçbiri bir insanlık hareketi oluşturamazlar
İşte kapitalizim budur. Egemen şirketlerin devletidir
Egemenlerin hukukudur, demokrasisidir. Ne kadar aptalsın!

Kapitalizmde din olmaz, bayrak olmaz, ezan-vatan olmaz, sanatbilim olmaz
Sağlık olmaz. Bunlar, halka ‘var’ zannettirilir! Bunlar bir örtme değil mi?
Fetö’nün Samanyol tv.si samanlıktı da senin tv.ler arpalık mı? Bu ne iğdişlik?
Kahpelik senaryolu kepaze dizilerin tv.sine boyun eğen ‘rey sever bir iman?’
Gün gün artan özenti mafyacı tutumların, bir kültür haline gelişine seyircilik?
Bunlar Fetö ve en mikrop yuvaları değil mi? Adları ‘adalet ve kalkınma’ mı?
Bu fiyaskoların nedeni dinsizlik, İ. Hatimsizlik, ElifBaacılık değil, fikirsizliktir!
Biz ‘dinsizlikten’ batmadık. FİKİRSİZLİKTEN battık
Bizde bu din, fikirsizlikten çöktü! Hatimsizlikten değil, tebliğsizlikten değil
İmam Hatipsizlikten, ElifBasızlıktan, İlahiyat kürsüsüzlüğünden değil…
O halde tekrar yepyeni bir fikir-metotla inancımıza şahit olacağız 

Kapitalizmin hızını, gitgide kilo alışını gözlemleyebilmek,
şu basit, sıradanmış gibi görünen kaideleri dikkate almakla mümkünken
Pitbull köpeklerini yasaklayamayan bir sosyo-politik,
‘ekonomik modelden’ ne anlaya?
İşşu Reklam Sektörünü kaldıramayan liberal kafa,
şu ‘Müstekbir Eğitim Sanayisini’ nasıl dizginleye?
Yerli dizi zımbırtılarına, evlilik programlarına yasak koyamayan bilirkişi,
neyi bilen kişidir? Bi söyleye!
Kendini tespitten mahrum bir sarhoşluk,
hürriyet rubaileriyle uyku mışıldar, DİNİ de bu sarhoşluğa meze yapar

 

2. NOT:

Şadırvan, Siyasetle ‘PARTÇILIK Olarak’ İlgilenmez

 

Zahirde taraflılık gütmeyen, salt ‘bir ben vardır benden içerici’lik yapanların
manevi tempolarındaki tıkanmayı buna bağlı dayandırıp açıklar. Nasıl mı?
Maksatlı spiritüalizim, zahirde tarafsızmış gibidir, tarafsızmış gibi davranır
Ama en ileri siyaseti de bu spiritüalist ahtapotlara bağlı kollar güder-yönetir
Şadırvan bunlar için ‘batında mutlak olan taraflılığın zahirde gösterilmemesi,
yokmuş sayılması, planlı ve maksatlı bir çalışmadır’ der
Siyasete değinme nedeni buydu en başta. Sonraki sebep, erkin fikirsizliği idi

Çok nadir siyaset yazarken kararlarını ideolojilerin güdümünden almadı
Siyasi bir tercih ortaya koymadı. Krallığın her devirde olduğunu kanıtlarken
‘demokrasi’ diyerek doğada hiç var olmamış bu ve çeşitli sloganlarla
insanlığın bir hayale sürükletildiğini, zihinlerin böstüğünü söyledi-kanıtladı
Bu nedenle siyasi hareketleri konu mankeni yaparak batındaki esasların
‘arz dünyasında da hüküm sürmesinin’ hiç de yadsınamayacağını söyledi

T. Erdoğan’ın bu yıkıcılar sistemine çomak soktuğundan dolayı
(diktatör) olarak gösterilme sebeplerini,
egemenlerce maksatlı yapılan sosyal mühendisliğe bağlayarak anlattı
Fakat hükümet kadrosu ve başkanının dinden, fikirden bihaber olduğunu,
her ne kadar siyasi sahadaki dik duruşuyla bir olumlu vazife yapmış olsa da
fikirsizliği-metotsuzluğuyla yıkıcıların oyun ve faklarından buna rağmen
kurtulamayacağını hatta ekmeklerine yağ sürdüğünü hep hatırlattı-gösterdi

 

Böylece küresel yıkıcıyla bir savaşın fikirsiz olamayacağını,
Erdoğan’ın kendisinde de fikir olmadığını yazılarında defaatle net söyledi

 

Tek adamlık diye bir sorun olmadığını zira temel mutlakta ve halihazırda
dünya reelindeki mevcut uygulamanın bir gizli krallık olduğunu söylerken
bu esasları T. Erdoğan üzerinden anlatarak muhalifleri çok net cevapladı
Kuvvetler ayrımı saçması olsun, demokrasi saçması, laiklik saçması olsun,
bunların reelde hiçbir zaman olmadığını, doğru sistemlerin neler olduklarını,
bu siyasi hususları, ‘Erdoğan üzerinden örnek vererek’ anlattı
Erdoğan’ın doğru-yanlış birisi olduğunu anlatmadı. Yani kısaca siyaset yazmadı
Siyasi sahadaki tespitlerini, FİKRE ne kadar vakıf olduğuna ibrazen yazdı

Şadırvan, Erdoğan olayına baştan önyargılı, ‘siyasal islam tipinde’ bakmadı
Metot bilmez ama ‘işin içinde öğrenir’ niyetiyle baktı. Zaman tanıdı
Fakat ortada görünen, çok bariz ‘siyasal islamdır’, İslam değildir, ideolojidir

Şadırvan’ın Erdoğan üzerinden örnekleyip anlattığı esaslar, geçerliğini korur
Sanat, Demokrasi-Cumhuriyet, Laiklik, Hukuk, Metot, Bilim makaleleri vs.
hatta Ayakkabı Kutuları İçinde Ne Vardı? makaleleri dahil…

Bu yazılar ‘doğruluğunu sonsuzun temel esasından alarak’ disiplini anlattılar
Her kim fikri bilmedi, siyasal islamı terk etmedi, bedbah olacaktır, bitecektir

 

/Okyanusta Şadırvan. 2018

Kelimelerde ayrıntı için Şadırvan Kavramlar Sözlüğü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir