BİLİM Kendini Aklıyor!?

Kendine Verdiği Raporla Kendini Aklayan Bilim!

Piyasaya doğurduğunuz iktisat ve hukuk çocuğu, kapitalizmle çıldırmışken
üniversiteleriniz, bu çocuklarınıza ‘heyet raporu veren’ akıl kürsüleridir!
Boklu sidikliye kefil

‘Hukuk Devlet’ diyerek Yıkıcı Müstekbirlerin (aslolan) sermaye düzeninde
‘kuvvetler ayrımı’ diye bir maval şayet var ise;
ONYEDİSEKSENDOKUZ dininin ‘AYDINLANMA ÇAĞI TARİKATINCA’
zihinlere paraşütlenmiş böyle bir (hukuk devlet?) GERÇEKTE var ise
ya bunun adını verin ya bu seranızdan, pazarın gerçeğine ahkam kesmeyin

Üniversiteler, ‘isyanist bilimin zulmüyle çıldırmış işleyişleri’ aklamak ve
(bu çarpık işleyişleri örtmeye) Dr. Heyet raporu almak dükkanıdır
Dükkan, bilim saçmak değil bilgiyi tekellemek planıyla koordinasyon yürütür
gene de her çağın sonlarında ‘zihin hackerları’ tarafından yuvaları sallanır ve
öz-bilgiyi, kendinde açığa çıkaran ‘sokaktan yetişme bilgeler’den bu saklanır

 

Bilimin bir melek olduğunun her zaman öne sürülebilmesi için…

 

Şimdi sıkı durun! Bilimin gerçek kampus ablukası,
bu bilim sonuçlarının yaşanıp-uygulandığı ‘toplumsal alanın ta kendisidir’
Bu, şu demek:

Aslen ÇAĞDAŞ BİLİM ve SONUÇLARI denen şu ZULÜM ŞEY,
piyasada işletilen hukuk, piyasada işletilen sanat, piyasada işletilen iktisat,
piyasada işletilen tıp, piyasada işletilen siyaset vb.
velhasılı piyasada işleyen tüm yönlendirme ve tekniklerin, gizli köküdür
Yani ‘Biz mekteplerimizde piyasa mesaili bilim üretmiyoruz!’ deyip
(zulüm-sömürü ve cehaleti) kampüs dışına itelemeye çalışan çenecilik,
kendini bayaa akıllı sanıyo!

İktisatta sömürü için uygulanan teknikler, işbu bilim yuvalarının
belgeli ‘beyaz yaka kostüm takımı’nın ütücüleriyle ütülenmektedir
Bakkal defteri hesabına bakan muhasebe çıraklarıyla değil

İşbu ‘bilim denenin içtimasından fışkıran’ yaşam sonuçlarının
halk nazarında eleştirilip yargılanmaması için
işte böylesi bilm-i sebebiyenin ‘meşrulaştırılması’ adına
(çirkin sonuçlar doğuran bu gizli faaliyeti masumlamak için)
gene kendi kurullarından bu işe ‘heyet raporu’ kazandırılır!
İşte TEZcilik bunlardan sadece biri. Hiçbir işe yaramayan şu komiklik,
bu ‘taçlatma merasimlerine’ gizli şekilde hizmet eder de fark edemeyiz

Bu bozuk referansların bizi getirdiği kokmuş bataklığı temel kabul ederek
üstü ‘cilalanan şu TEZcilik hikayesi, aslen gizli lavstorimizin icabı ibadetidir
Bu tezcilik, sömürüç bilmin alt argümanlarını üretir, sağlamlaştırır!
Üniversiteci yazılar, asla bataklığa dokunmayan ‘sinek ilacından’
parfüme dönüştürülmüş ‘çakma hijyen’ dökümanlarıdır. Yani TEZ!

 

ÇAĞDA BÜYÜK TERÖR, KRAVAT TERÖRÜDÜR

 

Çağımızda bilim ve teknoloji, bir kravatloji!.. Eğitim, bunların itidir!
Bizler buna ‘sera tipi bilim’ dedik, uzun yıllar önce
Atmosferi bozulmuş tarlada ‘sorun çıkaran hasatı’ saksıdan elde etmek!
Atmosferi, saksıyla düzeltmek anlayışlı “AkedemiSYON saksıcılık!”

Böylesi bir gerçek, (pazardaki kokuşmuşluğunu ört-bas etmek için)
kendi özel maksatlarının, BİLİM diye yutturulduğunun gizlenmesi üzerine
‘üniversite’ denen bilim dükkanlarında çakma bilim kadrosu oluşturarak
kitleleri ‘öz kişiliklerinden’ koparıp heves ve arzularına mağlup eder
Kontrol edilemezmiş gibi gösterilmek istenen PİYASA ya da teknoloji,
(aslında görülür ki) yıkım PLANLI BİR EĞİTİMİN sonucunda
kastını gerçekleştiren üniversite isimli programın
aslen istediği “bilim, pazar ve koşullarının” bizzat kendidir!

Daha da net söyleyecek olursak:
Üniversite, sahnelerde vitrinlediği ‘ütopik çağcıl dünyasıyla’
gerçekte yarattığı piyasa koşulları arasındaki kendi çelişkisini,
(tıpkı iyi polis-kötü polis oyunu gibi) ‘gaz aşısı bir pompalamayla aşar!
Konferanslar verişi budur!
Oyunu fark edemeyişimizin akıl-almaz çeşitli sebepleri var!

Bilfiil kendi işlevinde yarattığı zulmün sonuçlarından adeta böylece aklanmış
ve yarattığı sömürü dünyasını işaretle:
— (pis sonuçlarına atfen) “Bu benden bir çocuk değildir” konferanslarıyla
’emperyalizmle lavstorisini’ rolü gereği bir yandan sürekli reddedip
ama bir yandan da bu varlık dayanağını mecburiyeti gereği PAKLAMIŞ olur

Bunun en kanıtı, onun ilme dayanmayan ‘sosyal yazılım-işletim’ sisteminin,
doğasından kopuk mevzuatlarının, hayat akışına muhalif hukuki yerleşkenin
piyasalarda doğurduğu ahlaksızlıktan kendi de yakınıyormuşçasına bir rolle
(ama kendi eğitim taşında olmayan ‘ahlakta-düşün’de ideayı)
‘kulaktan dolma tavsiyelerle edindirme’ çelişkisine düşmesiyle görülür
Çünkü şişinip yaslandığı yer başka vazife,
şişirmeye çalıştığı ‘balon konferans’ başka vaziyet!

 

BİLİMDE Terör Olmaz Demeyin

 

İşşu bilimin bir melek olduğunun her zaman öne sürülebilmesi için
sömürüçler ‘ona doktor heyet raporunu’ gene kendi kampüslerinden alır

Kara paranın aklanış tekniğinde olduğu gibi kara siyasetin, kara düzenin
‘karabasan bilmin’ bir aklanış tüzüğüdür, rüyasıdır şu üniversite kavramı

Günümüz üniversitesi, bilim adına safsatanın, DELİLİĞİN, üçkaadın,
(daha doğrusu) sapık düzenin AKLANIŞI adına
‘DOKTOR HEYETİ RAPOR KURULU’dur! Bu raporlar üzerinden
(güya) melek olan şu bilimle, kokuşmuş pazarın bağı yok gösterilir!
Halk, kokudan yıldıkça.. daha çok bilim ve daha çok koku..
daha çok koktukça daha bir bilim! Ve daha çok bilim.. daha çok sömürü,
daha çok uyku! Sonuç zulüm!
Bilim, İnsan’ı tarif edemedikçe, insan gerçek olmadıkça daha çok koku,
daha çok bilim.. ve lağım bir dünya!
“Herkes üniversiteli olsa hayat kokmazdı de mi?” Ne bahane ama!

Nasıl olur ki! Bilim zaten uygulandığı sahada değerlendirilir
Gerçek eleştirisiyle ancak uygulama pazarında yüzleşir. Bundan sorumludur

Derse ‘bilimin de ispat ettiği gibi..’ diye bir introyla başlarız da bitiremeyiz!
‘Bilimin ispat ettiği!’ diye bir güven yok
Günümüz bilimi önce kendini ispat etsin hele
Rüştünü alsın bakalım şu karanlık çağdan!

‘Din bir afyondur’ demişti ya ‘Bilimsel Siyonizmin’ siparişçi kalemi!
CEVAP OLSUN: Kanıt diye yastığa yaslandırılan bilim, teknolojinin afyonudur
‘Bilim’ adıyla her sahamızda ‘anayasa’ olan şu kirli din, kimin dini?
HANİ NEREDE LAİKLİK

Yapay ZEKA Diye Bir Şey YOKTUR başlığında yazı devam ediyor
Konuda bir önceki yazı TEKNOLOJİYE Secde Etmiyor Muyuz?
 
/Okyanusta Şadırvan. 2015

Kelimelerde ayrıntı için Şadırvan Kavramlar Sözlüğü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir