Kuran Diliyle Anlatmak Kadar Saçma Bir Teşebbüs/ NECE? (2)

Müslüman mahallesinde kurulmuş salyangoz borsaları, tıkır tıkır işlerken
mahallede ‘salyangoz’lu cümle kurdurmayanlar
dinlerine sahip çıkmakta ORDU olmuşlar! Peh!

Herkesin -Müslüman olduğunu söylediği,
zihinlerin şekilcilik pompasıyla işgalde tutulduğu bir çağda
Kuran diliyle anlatmak kadar saçma bir teşebbüs daha bilmiyorum

İsyanizmin iddia ettiği çağı ‘teşhir edeceksin’ ki tebliğ, tebliğ ola!
Anlayalım, nerede duruyorsun?
Şamarı neresinden yediğini bilmeyen, ne düşmanını tanır, ne kurumlarını…
Çomağı sokacağı yeri bilmeyenin tebliğsi ‘neyin tebliğsi’ymiş?
Düşmanın ‘neye hoplayıp neye tepki verdiğini’ bilmeyenin tebliğsi, maval!

Atan sen, tutan sen oldukça ‘basmakalıp tebliğciliği’ sadece yıkıcı alkışlar!
Tebeşirden file… Servis geçe, servis geçe… Ne sayı çıkar ne set tamamlanır

 

Kurâni Söylem Miş! Kurâni Söylem Diye Bir Şey Yok!

 

Bir yüzdenci, yazılarımda Muhammedî bir dilin olmadığını söylemişti bi ara
Kafasındaki ‘peygamber tipi de’ belli hani…
“Muhammedi bir söylem” yapmıyormuş yazılarımız!
Sana ‘yapıyo’ diyen mi oldu? Ama belki de yapıyodur
Peki, neymiş Muhammedî söylem?

Dost Muhammed, (ilk başta)
insanlıkta son aşamanın ne olduğunu henüz bilmeyen topluma seslendi!
Günümüzde böyle bir toplum var mı?!! YOK! Herkes üst düzey Müslüman(!)
Bu, sende bir şey uyandırdı mı şu an? Peki devam edelim
O dönemde bir ayet, bir sure, kitleleri derhal düşündürüyordu
Anlamını merak eden edene…
Yıkıcılar bile öğrenmek istiyordu.. ki sağlam bi eleştiri getirebilmek için…
Bugün bu iki kitle de yok!
Günümüzde Müslüman, üst derecede sure ve ayetlerin anlamını bilir(!)
Hatta ciddi takipçi münkir, bunlardan da iyi bilir!
Bu itibarla insanoğlu, bildiği ya da bildiğini sandığı hiçbir cümleyi okumaz
Anlatsan dinlemez
Çünkü sen söyledikçe işgal zihinde ‘algıya yamanmış bir gizli tercüman’,
bu yüzdenci kimseye ‘başka bir örs-özengiden’ bir güzel tefsir eder(!)
Örs-özengi-çekiç çalışmasına abanan kimseler, gerçeği nasıl sorgulasın?


“Muhammedî Söylem” Miş?!

 

Kıssa-hadis-ayet-siyer-rubai yazılardan nakledersek ‘Kurani söylem!!?’
Ama özden gelen aynı orijinal, çağa uygun dilden bir daha tekrarlanıyorsa
o zaman ‘kafa karıştırıcı-felsefik-şair hatta kibirli’ oluyoruz!
Desene, kişi sana bilmediğini duyurduğu an vaziyet kibir,
kopya-şekil-klişe lafları takdir ederse vaziyet mütevazı oluyor!?


Her şeyi hep Türkçe ifade ettiğimizden,

 

Arapça şiveli şablon gramer konuşmadığımız için
sözlerimizin Kuran’a dayanmadığını kendi kıstaslarınca ölçülendirenler,
“(Kurani terminoloji olmalı ki) ancak öyle anlıyoruz” diyorlar ise
o halde sözlerimizi Arapça’ya çevirsinler, Kuran’a vurdursunlar da
öyle anlasınlar o zaman. Şayet Kuran’dan biz anlarız diyorlarsa mademki!
Arapçasından Türkçeye tercüme ediyorsun da
şimdi de bizim bu Türkçemizi meallendir bakalım şu Arapça anlağına…
Bakalım Gemlik’e doğru denizi görebilecek misin? Deniz seni görüyor ama!


Yani Allah rasulünün,
‘kardeşim İsa’nın da buyurduğu gibi’ diye sözü yoktu

 

Dost Muhammed, söylemeye başladığı an kuran söylemi diye bir mod,
henüz piyasa pratiğinde yoktu!
Kuranca gibi (kişilerin bir söylem şekline hemen atladığı!) referanslar yoktu
Dost Nebinin rahatça ardına saklanıp yaslanacağı ‘copy-paste papirüsçülük’
günümüz gibi avamın hemen itibar ettiği bir Kurani Terminoloji henüz yoktu
Gündelik dil ne ise hayatı özetleyişi de oydu. Bu idrakçe lisandan seslendi
Yok, böyle olmadı mı diyorsun? Aldanırsın

Anla ki ‘Yazılı Kitap Kuran’dan ayet söyleyen kişiler,
kendi hakikatlerinden söylemiş-konuşmuş olmazlar
O ayetin, kendisine indiği ‘başta nebilerin ve resullerin hallerini’
ve de kendi özlerinde kurulan müjdelerini (yani gerçek Kuran’ı)
sadece etrafa ‘haber-duyum’ olarak kopyala yapıştırmış olurlar
Çünkü kendi gerçeklerini OKUmamışlardır
İlk emre sırtlarını dönmüş, daha bu ilk emri yerine getirmemişlerdir. Ne acı!
Bunlar sadece çene yapan müşriklerdir:

Din “allah cc’nin hira dağında hz. muhammed’e cebrail vasıtasıyla filan falan”
Böyle bir şey YOK! Bu masal izahla, evdeki karımızı bile ikna edemeyiz
Bitti bunlar! Şadırvan sahada! Tamamen yerli, tamamen millî ve idrakçe dil!

İslam nedir: “İşte hz muhammedin hira dağında falan filan…..”
Allah ne: “İşte hz cebrailin hira dağında hz. muhammede vs…..”
İbadet ne-İman ne: İşte hira dağında hz. muhammede cebrailden filan falan”
Bunlar, kendini bile ikna edemeyen şekilci müşriğin tabi ki izah yetisizliğidir


Asırların En Büyük SÜNNETİ,

 

‘Kuran dili’ diye alışagelmiş geleneğin terminolojisi dışında konuşmaktır
Buna ‘İDRAKÇE’ dedik
Her sözün-ayetin ‘içi boşaltılmış şu çağda’
Kuran-Hakikat sözlerinin, kulak zarına hey-hat ‘DUVAR’a çarpar gibi çarptığı,
örs-özengi-çekiç atölyesinin ‘manayı budayan bir Cin Setti’ne çalıştığı,
kavrayışın ilk buradan kilitlendiği ‘korsan gümrükten tefsir geçişleri’ çağında
sadece şu Arapça şiveye radarlanmak kadar saçma bir teşebbüs,
(ve yine) herkesin -Müslüman olduğunu söylediği
zihinlerin ‘şekilcilik pompasıyla’ işgalde tutulduğu şu çağda
Kurani şiveden anlatmak, “dinlemek-dinletmek” kadar saçma bir teşebbüs,
(ve yine) ‘yalnızca bir bu tınıya şartlanmışlık içinde’ şu işittiklerimizi,
‘bildik-anladık diye zannedişimiz kadar bir cahillik’ daha da görmedik!
Asrımızda en ileri sünnet budur, en manidar hız ve gerçek, ‘şu İDRAKÇE’dir
En ileri çağ, sadece “o anki İŞLEYİŞİ” referans alan çağdır
Bundan daha da büyüğü ise ‘tüm çağlara bu referansını’ taşıyandır. Böylece:
En etkili hareket, günün ihtiyacını ehemi-mühimle düzenleyen metottur
Bu da eşittirinsan kendi referansından konuşur”
Mevcut hal-i hazır gerçeğini ‘papirüslere yaslandırmaya’ kalkışmaz
Bu kimse -papirüsleri, kendi öz-referansına yaslandırdıkça idrak etmiştir

 
/Okyanusta Şadırvan. 2014

_______________________________________________________

İlgili Yazılar
 
NECE? Bir İnsanı Tanımak İsterseniz Gündelik Dilden Konuşmasını Ölçü Alın
NECE? (3) FELSEFECİ gibi’ Diyor!? Sanki Büyücü!
Niçin Bir Şablona Sararız Ki Yalın Bir İfadeyi?
ANLAYIŞI KIT Olan, Sözü Alfabede Arar
ANLAYIŞI YASAKLI Kimseler ‘Sembollere Takılı’ Yaşar
ANLAMAMAK Diye Bir Şey Niçin Yok? Şunun İçin Yok:
              
Demek ŞAİR, Demek FELSEFİK! Peki, Kim Bu?
             
Anlayıp da işine gelmez ‘Ayar Verici Tiplere’ toplu cevaplar
KANIT… Ne Kanıtı? Işığı Yansıtmayacağa Işık Tutulmaz!
KANIT… Ne Kanıtı? (2)

 

PAPİRÜS Nedir? VAHİ Nedir?
       PAPİRÜS 2 – Ahir Zaman
      “BEN SANA GÖRE OLAYIM!” NE DEMEK?
      PAPİRÜSTEN kastımızı anlamayanın İNANCI BATILDIR
ÇAĞDA METOT Nedir? Niçin Her Devir İçin Değişir? (ÖZET YAZI)

Kelimelerde ayrıntı için Şadırvan Kavramlar Sözlüğü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir