‘FELSEFECİ gibi’ Diyor!? Sanki Büyücü!/ NECE? (3)

Sembolleri-ifadeleri soyutlayamayanlar,
‘FİLOZOF GİBİ söylüyorsun’ derler

Soyutlama yetisi ya da zeka, resmin tamamını görmekle harekete geçiyor
Noktaya nüfuz edemedikçe resmin tamamı görünmez, yoğunlaşma olmaz
Çünkü dikkat yok! Dikkat özelliğimizi, önemseyişimizle çağırırız
Önemseyişimiz, ciddiyetimizden gelir. Ciddi olmayan, çapın ötesini görmez
‘FİLOZOF GİBİ söylüyorsun’ der. De ki:
‘Gibi’yi fazladan kullanıyorsun, elbette filozofum, sapına kadar!’
Sap kısmına kadar filozofum! Sapımız FİKİRDİR. Kökümüz fikrediş

Bir zamanlar sapıma kadar filozoftum! Yaklaşık 20 yıldır sap kısmım FİKİR…
Felsefeyi FİKİR döveceğinde harmanlayalı, sonuçlar çıkaralı yıllar geçti

 

 

Niçin, Kimilerine ‘Filozof Gibiyiz’ Acaba..?

 

‘Tasavvuf GİBİ’ ya da ‘fikir yaşantılı bir dil kullanıyorsun’ demiyor da
‘FELSEFECİ gibi’ diyor!? Sanki büyücü! “Muhammed’e de şair demiştiniz!*1”
Siz değil miydiniz?

Ahmakta kafa basmayınca ben niye ‘filozof!’ oluyor muşum?
Kul olmuyor muşum da ‘felsefeci’ oluyor muşum?! Hey gidi düşünce!
Sen lakayt olmuyorsun, kör olmuyorsun da.. ben filozof oluyorum de mi?
“Muhammed de filozoftu zaten!*”
Peki, filozof ney? Bu alakayı anlayana bi denk gelmedim

Felsefe nedir?
Soralım, cevap yok! Çoğuna göre felsefe, tek kalıplı bir format!
Şekilli bi şey yani! Şekli şu: “Derinlikli konular(?)”
Hiç böyle formatlandırılır mıymış? İşi bilen böyle demez!

_______________________________________________________

(*1) Şair demelerine “Hakka 41-42’de, Yasin 69’da cevap verildi
 
 
 

İsyanist Bilim Kürsülerinin DOLMASINI’ Yiyen Yiyene

 

“Felsefenin belli bir dili olur’muş” O dil de şu:
Piyasada kullanılmayan dil, entelvari bi şey işte(?) İşi bilen böyle demez

Felsefeyi şayet böyle şekillersek ipini koparan her kişnek kişi felsefeci olur!
Hatta bir ileri gidip ‘filozof’ rütbesi de takar/taktırtır bu piyasada kendine

Bir işe yaramaz tabi ki de.. fakat gene de gerçekte filozofluğun
‘nasıl tip birinde’ yaşanabileceğinin algılanmaz olduğu bir cemiyet ilişkisi ve
yanlış kanılardan bozuk davranış örnekleri çıkarmış kimseler olarak bizler,
(toplumsal devrimin şart ve önemini, kitlelerde unutturmaya uğraşan
şu küresel yıkıcıların) ekmeğine yağ sürmüş oluruz da anlamayız bile

Çağın karanlık müktesebatı karşısında ‘duruşa öncü ve örnekliği’ olmayan,
sürekli ‘bir ben vardır benden içericilik’ ile çağa hitabını hep şekilde tutan,
mikrodan yola çıkmışçasına masaya yatırdığı çağın -makrosunu tanımayan,
makro-politikte nelerin döndüğünü ‘masaya hiç yatırmayan’ ve üretmeyen,
1000 yıllık zahiri ictihatların ‘süslü sözlerinden’ lakırtı afişleyen slogancıların

Ve sözde mikro penceresi (tasavvuf panayırlarına bakan kopyacılıktan)
artık KUSAR HALE GELMİŞ ‘şablon soficiliğin’
Ve 17-18-19. yy. YIKICI İDEOLOJİLERİNİ,
‘çakma tasavvuf şu felsefe’ füzesiyle fezalayıp
kapan kuran ‘şu İsyanist Bilim Kürsülerinin DOLMASINI’ yiyen yiyene
Atmosfere bakın ki bu!

İdeolojilerle işgal edilen zihinlere, yokuşlara sürülmüş hayat açıklamaları
Ve bir felsefenin buyrukları!
Fakat çağın ideolojisine dokunmayan solunum sistem!
Felsefe çadırlı oksijen ortamdan öksürük önermeler, ideoloji stetoskopuna!

Kitap’sız Kuran! ‘Filozof ruhu’ndan yoksun felsefe bilgiçliği gör ki aynı kapı
Bir tiyatroda geçen replikleri metot sanıp ‘felsefe dil ve disiplini’ diye yedik

 

Oysaki felsefenin bir dili yok! Çünkü anlattığımız şeyin tamamı bir idrak

 

Yani burada dil, İDRAKÇE

İdrakçenin belli bir alfabesi olmaz..
ve dili Arapça’dır, Latince’dir, Türkçe‘dir Osmanlıca’dır da denemez
İdrakçedir işte, daha ötesi yok!
Dilin, tamamen ‘piyasa geçerliliği’ olması gerekmekte
ki her idrak istasyonunda ‘ağırlansın-hoş karşılansın-konuk olabilsin’ vs.

Ama şunu iddia ederiz ki ‘felsefenin ya da fikrin’
(kısacası derinlik alanlı irtibatların tümünde) temel kural şu:
‘DİL’ den ziyade şart olan şey,
(konuyu bir yerlerden her yere.. her yerlerden bir yerlere taşıyarak
her istasyonda ‘O DEĞİŞMEZ TEŞHİSAT’ı sürekli kurabilmek…
İfadeyi seferber etmek, her yerde hareketlendirmek mühimdir, dil değil…
FELSEFENİN dili yok! İstesen arasan yok!
Edineyim dersen zaten (işin en başında) saçmalamışsındır*2

_______________________________________________________

(*2) Felsefe dili diye ruhban bir terminoloji yoktur. Tafsilat: Felsefe Nedir?
 
 
 

Felsefe Dili Diyerek Bir Ruhban Terminoloji Kurdular. Niyet, Maksadı Aştı

 

Oysa felsefenin de olsa tasavvufun da olsa dili, İDRAK DİLİDİR!
DİN Arapça değildir, felsefenin dili ‘şudur’ denemezliği gibidir yani…
(Bu konu epey uzun, şu kısa izahla yetinelim:) Felsefenin yöntemi,
onun dili değildir. Dil, tek başına yöntem olamaz. Felsefenin yöntemi,
ASLEN ONUN AMACIDIR. Felsefenin amacıysa kendisinin tamamlanışıdır
Eğer ki felsefe tamamlanmamışsa o DİL karışık-ucube bir şey olur ki
böyle ‘şekil-kasket bir dil’ üzerinden ‘idrak ilanını’ hiçbir filozof yemez
Zira muhatabı ve ifadelerini, sonuçlanmış felsefe üzerinden değerlendiririz

Bugün bizler, idrakçenin önemini ya da idrakin anlayışta egemenliğini
‘tam olarak kabul etmek istemediğimizden’ bilmediğimizden;
felsefe dili, din dili, öğretmen dili, öğrenci dili, tüccar dili diyerek bir bakıma
kültürün dil ve kavramlarını, ‘temayı sürükleyen şablonun’ kendisi yapmışız!

Böylece bir filozofçu cümlenin dizgi formatını aynı ‘aşırma’ üzerinden işlet,
kafa klasöründen deyimler sözlüğünü açıp taze lafla başka kopyalar oluştur,
sonra, Ticarette kullan Tüccar filozof ol, Mahkemede kullan Sanık filozof ol
Müsabakada kullan Sporcu filozof ol!.. Katı terminoloji, ruhbanlıktır

Kuran’ın bir dili/terminolojisi yok! Dili, idrakçe. Birine sarıldın, nece sarılırsın?
— Kuranca?
— Sporca?
— Hukukça?

Birini dövdün…
Düşün! Nece dövdün?
Birinin hakkını yedin! Birine aşk duydun… Nece..?
Yalan söylüyoruz.. ve nihayet doğru söylüyoruz.. nece?

Her eylemde ayrı alfabe, ayrı duyuş, ayrı bir algılayış mı kullanıyoruz?
Mevcut hacat ne ise takat da odur! Böyle olmaz mı?
Takat, hacata yaslanır, hacat Hal’in ürünüdür

Ağlıyoruz nece? Bugün neşeliyiz.. acep nece?
HİSLERİMİZ nece amigo? Bir marşla duygulanıyoruz
Bir dua-yakarışla kendimize geliyoruz. Gelişimiz nece, gidişimiz nece?

Cehennem hangi dilde yazılırsa yazılmış olsun, gitmek isteyen kim?
Bazı şeylerden kaçarız, sakınırız… NECE?

İfadenin yüklediği seferberliğe bak! Yükün gücüne, sözün amacına bak!
(Ediyorsa) seni nasıl da düşüncelere sevk ediyor değil mi?
İdrak ettin mi? Ettinse kardeşliğin yasasını buldun-çözdün demektir

İdrak ortaya çıktığı an barışa sevk edersin kendini, sevdiklerini…
Sevkiyatın dili yok! Niteliği var. Dilde nitelik, onu kullanmakladır!

Kelimelerle gezinti yapmak filozofluk olsaydı
Aile Boyu kalın cümleler, felsefe ferrarisi olurlardı
Böyle de oldu zaten…
GÜNÜMÜZDE FELSEFE, HAYATTAN FİRAR ETTİ

Sapımıza kadar filozofuz! Sapımız FİKİRDİR. Kökümüz fikrediş

 
/Okyanusta Şadırvan. 2014

_______________________________________________________

İlgili Yazılar
 
NECE? Bir İnsanı Tanımak İsterseniz Gündelik Dilden Konuşmasını Ölçü Alın 
NECE? (2) Kuran Diliyle Anlatmak Kadar Saçma Bir Teşebbüs
Niçin Bir Şablona Sararız Ki Yalın Bir İfadeyi?
ANLAYIŞI KIT Olan, Sözü Alfabede Arar
ANLAYIŞI YASAKLI Kimseler ‘Sembollere Takılı’ Yaşar
ANLAMAMAK Diye Bir Şey Niçin Yok? Şunun İçin Yok:
              
Demek ŞAİR, Demek FELSEFİK! Peki, Kim Bu?
              
Anlayıp da işine gelmez ‘Ayar Verici Tiplere’ toplu cevaplar
KANIT… Ne Kanıtı? Işığı Yansıtmayacağa Işık Tutulmaz!
KANIT… Ne Kanıtı? (2)

 

PAPİRÜS Nedir? VAHİ Nedir?
       PAPİRÜS 2 – Ahir Zaman
       Bu Çağ Çoktan Kapandı. Hiçbir Karanlık Çağ Bu Kadar Uzun Koşmadı
       PAPİRÜSTEN kastımızı anlamayanın İNANCI BATILDIR
ÇAĞDA METOT Nedir? Niçin Her Devir İçin Değişir? (ÖZET YAZI)

Kelimelerde ayrıntı için Şadırvan Kavramlar Sözlüğü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir