2- Düşünceler Zihin Alanımıza Düşerler
‘Düşünmemiz’ Bunları Karşılar

Düşer-düşmez harekete geçip bir kısmı fiil/eylem olan düşünceler, yine de
akıl şubelerinden bir-bir geçip gelseler de zorlayıcı bir baskı hissettirmezler

Transit geçişler bunlardır. Akılda ön çalışmalarını tamamlamadan
zihne akış yapan ‘bu salık düşünceler’ DÜŞÜNMEK haline gelmeden
yine türlü istekler taşıyan ‘ham düşünceler’ olarak karşımıza çıkar

 

Burasına İyi Dikkat Edelim:

 

Öylesi birinin, akıl şubelerinden bir-bir akan bu ilk dolaşımdan haberi olmaz
Bunun başlıca nedeni, bilinç gözünü atlamış olmasıdır
Düşünce parçacıklarının (bilinç diye bildiğimiz bu şubenin onayı alınmadan)
karar noktasından kesinliğe ulaşmaları yasal (mümkün) olmadıklarından;
bilincin hemen yanı başında “yama” denen yapay bilincin itişiyle
yeterli olmayacak bir yasallık kazanır

Bu yamanın gerçekte yeri, (yanı başı değil) öz bilinci çevreleyen kabuktur
Bu kabuklara ‘yama’ diyoruz. Yamalar, aklın tüm gözlerinde yuvalanabilir

Yamaların kökü zandır. Bu zanların yeni şartlanma, şartlanmaların da
yeni zanları birbirine dönüştürdüğü ‘çukur’ dediğimiz yer işte tam burası
Yamaların bilimsel olanı depolama, özden davranışlar için arşivlemesi olmaz
Her zaman ‘yüzden davranışları temel alan’ tozlu rafları vardır. Ön kabulleri
öz’den değil, yüzdendir. Önceki şubelerden gelen duygu-düşünce akışlarını
kendi şartlanmalarının eşliğinde çözümlemiş gibi yapar!
Çekirdeğindeki “öz yapının” işleyiş ve genel tasarrufuna engel olamaz

Öz bilinç, kişice istifade alanı dışında bırakılmış dahi olsa (bu ÖZ BİLİNÇ,)
tüm işlevini yine eksiksiz yürütürken o an yama bilinçten geçen düşüncenin,
sadece (önceki kökleri olan diğer özlerden gelen) öz akışını karşılar
Yamalı işi esas almaz ve bu ilişkiyle olan biten her şeyin bütünlüğünü kurar
Kursa da kişi bu kurulumdan yararlanamaz. Yamalar arası bu dolaylı ilişki,
temelde ‘özden öze’ akan hareketin tecellileri olmasına rağmen
(böyle de olsa) yama hareketlerin özdeki köklerine kolayca tanık olunamaz
Aynı hareketi ‘bilinç’ değil de aklın başka bir şubesinden izlesek
yine bu paralellik görünür

 

Yeri Gelmişken Bir Ayrıntıyı Şöyle Kavrıyoruz:

 

Kimi kimliklerin, bilinçaltı diyerek indikleri taban, yamanın köküdür
Yamanın kökünde ilk şartlanışın refleksleri görülür
Bu bir kurulumdan ziyade kuruntu tohumudur, kontrolsüz bir çukura…
Bu parçacığın, varlığın özüne yönelik emniyet sıfatlarıyla hiçbir bağı yoktur

Psikanaliz ya da ‘Asya kökenli’ diğer uygulamaların cirit attıkları alan,
bu alandır. Eğer insan, varlığındaki öz bilgilerine ulaşamazsa
bu noktasından pekala sevk ve yönlendirmeye uğrar
Bilinçlerin dumura uğratılması buradan oluşturulur ve seyredilir
Bu kabiliyete heves eden bu hücrede hapis kalır
Tenezzül göstermeyenler İnsan’a doğru yürür
Bundan sonra yürüdüğü ilerki alanlarda bu gibi işgal ve etkiyi
bu insanda hiç kimse oluşturamaz. Çünkü bu gözde yama kaldırılmıştır

İnsanın bu kararlılığı, sonsuzluğun kendini yargılamasındandır
Kararlarına taşıdığı ‘gerekli çabayı’ bu tercihinin müspetinden alır
İyi bilelim ki aynı hareketi ‘bilinç’ değil de aklın başka bir şubesinden izlesek
yine bu paralellik görülür

Düşünceyi, ‘düşünmek yapımızla karşılamadaki’ kastımızın nedeni
düşüncenin, yargı alanımıza ‘düşünülmüş olarak’ bir türlü gelemeyişidir
İşte bu yüzden, düşünceye ‘gerisin geri bir hareket’ vererek
ama bu kez yargılamamızı da yanımızda bulundurarak
tüm dikkatimizle düşüncenin köklerine uzanırız
Konu bu yönde uygulama alanına taşınmaya başlar

(Şu son bölümle ‘Düşünce-Düşünmek’ bahsini burada noktalayacaz
Bu bölümü dikkatli okuduğumuzda işleyişte tüm gedikleri öğrenmiş olacaz)

Düşünce bir yerlere zaten disiplinsizce gidiyor. Görevi istekler taşımak! başlığında yazı devam ediyor
Konuda bir önceki yazı Düşüncenin Pankartları
 
/Okyanusta Şadırvan. 2008

______________________________________________________

 İlgili Yazılar
 
Düşünce ile DÜŞÜNMEK Arasındaki Fark (1)
Düşünce ile DÜŞÜNMEK Arasındaki Fark (2)
Düşünce Başka Şey, DÜŞÜNMEK Başka Şey… (3)
1- Düşüncenin Pankartları
2- Düşünceler Zihin Alanımıza Düşerler. ‘Düşünmemiz’ Bunları Karşılar
3- Düşünce bir yerlere zaten disiplinsizce gidiyor. Görevi istekler taşımak!
AKIL Nedir?
        MANTIK Nasıl Çalışır Ve Zihin Kendisini Niçin Göstermez?
        ZİHİN İŞGALİNE ‘DUR!’ De
              ZİHİN İşgalinden KURTULMAK
              ZİHNİYET mi? ŞAHSİYET mi? İşte ‘açık ara’ Ayrıntılar
        BİLİNÇALTI Nedir?
       FİKİR Nedir? Fikirle İdeoloji Arasındaki Fark! 
              FİKİR Nedir? (2)
       RUH Nedir? Niçin Ruhundan Haberin YOK?
       KAFAM KARIŞIYOR!
       KÖTÜLÜĞÜ “PAYLAŞMA!”
       Aradığın Şey Kesinlikle Gösterilmiştir
       ANLAMAMAK Diye Bir Şey Niçin Yok? Şunun İçin Yok:
              Demek ŞAİR, Demek FELSEFİK! Peki, Kim Bu?
              Anlayıp da işine gelmez ‘Ayar Verici Tiplere’ toplu cevaplar

AMAÇ
NEDİR SANAT? Nedir Bilim?
BİLİM Denen Neymiş? (Bilimde Rolü Kime Veririz?)
    TEKNOLOJİYE Secde Etmiyor Muyuz?
    Hangi TIP, Hangi BİLİM?
    BİLİM Kendini Aklıyor!?
    Yapay ZEKA Diye Bir Şey YOKTUR
    Gelişmiş Toplumu Neyiyle Ölçersiniz?
BİLİM Denen Neymiş? Bakalım (2)
 
BİLGİ Nedir? Bilginin Haberi, BİLGİ değildir. Havadistir
       Bilgi, KABUL’ün Sonucu… Kabul Ettiysek Uygularız
       Aradığın Şey Kesinlikle Gösterilmiştir
       DUR Bi Dakka! Neye BİLGİ Diyorsun?
       BİLGİ ve EĞİTİM ÜZERİNE Kısa Kısa
       Kavramları KENDİSİNE ait olmayan kimse, DÜŞÜNCEYE mağlup olur
       KAVRAMLANDIRMA Nedir Peki? (Anlamakta HIZ, Kavramlandırmadır)
       Yemeği BİLGİYLE mi Yiyorsun? SALGIYLA mı? Salgının icrası bir eğitimle mi?
       HARF ve MANA
       İnsan ve Hayvan
       PAPİRÜS Nedir? VAHİ Nedir?
       Tazı ZEKA! Tazı MANTIK! (BilgiCİ Kişinin İç Yüzü Nedir?)

Kelimelerde ayrıntı için Şadırvan Kavramlar Sözlüğü

İçindekiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir